Göremeden Gittiler
Geçen yıl trafik kazasında hayatını kaybeden Mehmet Sait Yakut'un şiirleri şair Sıtkı Caney'in editörlüğünde kitaplaştı. Şiirlerinin kitaplaştığını göremeden hayata veda eden Yakut gibi pek çok şair var edebiyat dünyasında. Kendilerinden kalan dizeleri kitaplaştırmayı bir vazife bilen şair dostları sayesinde yazdıkları şiirler birer yadigâr gibi dolaşıyor dillerde
Cemal Süreya 'her ölüm erken ölümdür' dese de genç ölümler bir başka yaralar insanı. Hayatlarının ilk baharında güzel atlara binip giden güzel insanlardan geriye bir boşluk kalır. Kendini çoğaltan katlanılmaz bir acı her daim yankılanır bu boşlukta. Yarım bırakılmış hikâyeler titrek bir hüzünle anılarda, sohbetlerde, fotoğraflarda yaşar. Erken gidenler şairlerse onlardan geriye kalan ise söz yangınlarıdır. Çoğunun ömrü şiirlerini bir kitapta toplamaya yetmemiştir. Ama şair dostları şiirleri kitaplaştırmayı bir vazife bilmiştir.
Geçtiğimiz günlerde yayımlanan Asia isimli kitap da böyle bir çabayla ortaya çıktı. Geçen yılın 16 Şubat'ında bir trafik kazasında hayatını kaybeden Mehmet Sait Yakut'un şiirleri şair Sıtkı Caney'in editörlüğünde kitaplaştı. Dostlarının "derviş ve devrimci şair" diye andığı Yakut, henüz 36'sında, iki çocuk babasıydı. Şiirlerinde sıklıkla geçen bir imgeydi ölüm: "Yolundu kirpiklerim kırıldı göz merceğim/ Ve soyunda kainat tüm renkler siyah-beyaz/ Bu şubatta ölmezsem artık ölmeyeceğim/ Dört mevsim şubat olsa bana hiçbir şey."
Yaşarken edebiyat çevrelerinde etkin olmuş ama kitap yayımlamamış olan Nilgün Marmara'nın şiirleri de ancak ölümünden sonra yayımlandı. Kitabının adı çok manidar bir şekilde Daktiloya Çekilmiş Şiirler adını taşıyor. Daktiloya çekildikleri halde kitap olarak yayımlanmamış şiirler, şairin ölümünü beklediler. Marmara, müntehir şairlerden. "Pek az zamanı kaldı bu zora koşulmuş bedenimin" diyen şair 29 yaşında kendi evinin balkonundan ölüme atlamıştı.
Trajik bir ölümle hayata gözlerini yuman Arkadaş Z. Özger'in şiirlerini de şair İsmail Uyaroğlu derlemiş ve ölümünden bir yıl sonra 1974'te Şiirler adıyla kitaplaştırmış. TRT'de çalışan Özger, bir gece adının geçtiği programı Ankara Zafer Pasajı'nda izlemek için dışarı çıkmış, dönüşünde bir çukura düşmüş, hastaneye kaldırılmışsa da kurtarılamamıştı. 'Tamirat' şiiri bir kuşağın şiiri kabul edilir.
Dost, Soyut, Yordam gibi döneminin iyi edebiyat dergilerinde şiirleri yayımlanan Ender Sarıyatı da genç ölenlerden. Daha otuzunu görmeden akciğer rahatsızlığı sonucu hayatını kaybeden Sarıyatı'nın şiirleri ölümünden 24 yıl sonra 2000 yılında Ölüme Direnen Şiirler adıyla kitaplaştı.
Nilgün Marmara ile aynı kaderi paylaşan bir başka isim de Kaan İnce. Kaan İnce, 1992'nin Ağustos ayında dosyasını bir yayınevine teslim ettikten sonra ölümü seçti. Gizdüşüm adlı kitabı ise ancak ölümünden sonra yayımlandı.
Müntehir şairlerden biri de Zafer Ekin Karabay. 27 yaşında intihar eden Karabay, son mektubunda "Daha ne kadar dayanabilirdim, herkesin bir başkasının acısı pahasına mutlu olduğu yaşama." cümlesiyle kırgınlığını dile getirir. Yaşar Nabi Nayır Gençlik Şiir Ödülü (1999) ve Arkadaş Z. Özger Şiir Ödülü (2000) sahibi Karabay'ın ödül almış dosyası ölümünden sonra Şubatta Saklambaç adıyla yayımlanır.
Hüseyin Alacatlı da önden giden şairlerden biri. 23 Mayıs 2002 günü 35 yaşındayken aramızdan ayrılan Alacatlı'nın şiirleri, yakın dostları Rıdvan Canım ve Tacettin Şimşek'in gayretiyle kitaplaştı. Harflerin Ülkesi adını taşıyan kitap 2002'de Sağlığında şiirleri kitaplaşmayan en parlak isim Yahya Kemal. Ama onun şiirlerinin kitaplaşmaması bir tercih. Edebiyat araştırmacıları bu durumu onun titizliğiyle açıklıyorlar. Şiirleri Kendi Gök Kubbemiz adıyla ölümünden sonra, 1961' de yayımlandı. Bingöl Çobanları şiiriyle bilinen Kemalettin Kamu da şiirlerinin kitaplaştığını sağlığında görememişti. Şiirleri ölümünden sonra Rifat Necdet Evrimer'in çabalarıyla Kemalettin Kamu: Hayatı, Şahsiyeti ve Şiirleri adıyla kitaplaştırıldı.
ZAMAN / Özge Yalın
28.07.2010